en çok o yandı

2007-01-07 17:01:00

  O nasıl dayanacak bu acıya:(     Dayımı defnettik, mezardan çıktım bir kaç hısım akraba konuşuyorduk. Baktım mezara giden iki kadın var. Biri teyzem diğeri ismailin eşiydi. Bende gittim. O an bir şeyi farkettim. Doğudan batıya doğru üç mezar. En doğuda dayım, ortada ismail, en batıda Ahmet eniştem. Bahriye teyzem diyordu ki, mehmet ben nasıl dayanayım, bu abim, bu eşim, bu yavrum:( hepsi son 9 ayın içinde öldüler. İnanılmaz bir acı içindeydi teyzem, bizde öyleydik ama, O'nunki bambaşkaydı. Bunu O'nu ağlarken gören herkes anlayabilirdi. Allah sabır versin. Devamı

dayımı kaybettik

2007-01-04 21:06:00

 Nur içinde yat, mekanın cennet olsun   Devamı

ağa kurban nasıl nakledildi:)

2007-01-02 23:02:00

  Devamı

ismail

2006-12-27 09:41:00

  25 aralık 2006 günü yaşamına son veren teyzemin oğlu ismaile yazılmıştır. Allah rahmet eylesin.   Yirmi beş yıl dile kolay be İsmail Bitti bitecek derken bitmedi be İsmail bu dargınlık   Böyle miydi hayallerimiz Böyle mi son bulurdu oyunlarımız Ne yapsak ta ne etsek te Ne kadar dövüşsek de Sonu barış olmaz mıydı İsmail   Yıllarca gurbet elde birlikte okumadık mı Sözde öğretmen olacaktık Zaman bizi savurdu bir yerlere Ve araya  girdi dargınlık   Hangi göz yaşı derdimize çare olur Hangi el senin yerini tutar Hangi dünya malı senin yaşamına değer Hangi ellere uyup gittin İsmail   Ne mal ne mülk Ne zevk ne eğlence Ne şan ne şöhret Ne mevki ne makam   Hiçbiri İsmail Elde kalmalıymış huzur   Yılı dolmadı daha babanın Yoksa O’nu mu özledin Yoksa dargın mı gittiniz Kime hoş gittin İsmail   Bu gün yanar bir çok yürek Senin yanmadığın Hatta hatırlamadığın Bir bayramda dönüp gelmediğin Teyzelerin yasta bu gün Bir hasta yatağında dönüp bakmadığın “Böle” lerin yasta bu gün   Kepir  harman yeri Yokuş saha Her karışında vardır izin Bir top  darbesiyle kaybolmuştu bir süre hafızan Giydiğin formalar yasta bu gün   Taşlı tepe, orta yol Hıdır gediği, zildir tepe Mor koyun, pırıt kuzu Karakuz, Çingen yurdu Toplayıp harman ettiğimiz incirler yasta bu gün   Kazmayla bitmezdi orta yolun tülüsü, Gavur harman yerinde bulunurdu yuvarlanacak taşın iyisi Hemen üst taraftaydı bademin, payamın tazesi Yalınayak yürüdüğümüz çığralar yasta bu gün   Girip otururduk kapı ardına Dizlerimiz kırılırdı kalk demezdi dakikalarca Her makine darbesinde yolunurdu saçlarımız Berber dayın, ormancı dayın yasta bu gün   Her işinde izi vardır köyümüzün Muhtar Mehmet Çobanların hası, dağların şahı kara zafer, Üç kardeşin bacısı, kadersiz Hatice, Kardeşlerin yasta  bu gün   Sarılınca bir nefes gibi çeker içine Kuzum dedikçe, yüreği... Devamı

temel kazıldı

2006-12-26 18:22:00

    Sonunda bir usta ile anlaşarak işe koyulmaya karar verdim. Bu piyasayı bilmediğim gibi, işe nerden başlayacağımı , ne kadarını yaptıracağımı da bilmiyordum. Bir beton kısmını çıksak mı, temel mi attırsak, çatı mı  yaptırsak derken, çatı dahil kabasını tuğla duvarlarda örülmek şartıyla piyasa araştırmasına çıktık. Bir çok insanla karşılaştım, adam teklif veriyor, yüzüne bakmıyor. Ne kadar ne kullanacak söylemiyor. Kolay abi para önemli değil diyorlar. Neyse sonunda bir ustayla anlaştık (48,2) , tabi belediye destekli olarak. Bir kaç gün sonra usta temeli kazmış grobetonu atmıştı bile. Hadi hayırlısı temel kurbanlık ister, kurbanlığı hazırla mehmet... Devamı

SAY

2006-12-19 15:53:00

Yağar  yağmur, Eser  rüzgar, Yada aç bir yırtıcı, açmasında rahat uyusun. Düşmüşte derdine, aranır dağ tepe birkaç say   Ne kadar söylesende boş Tahta var, beton var Olmaz der, dar olur, ruhum daralır Olacak  uzun ve genişçe birkaç say   Yaşayacak daha güzel günler var Yiyecek lokman, içecek suyun var Desende inanmaz Olmaz der, düşmüşsem  say derdine Sen ömrümü tamam say ... Devamı

SEN

2006-12-08 13:25:00

Sen;   Acemi   Korkusuz   Pervasız   Fütursuz     Yönde kuz Işığa susuz   Saygıda uz Sevgide huysuz   Olsan da, Olmasan da gönlüm susuz   Sen; Yanan tenimdeki buz  ... Devamı

gelincik otu salatası

2006-12-04 18:25:00

  gelinotu, angülü, gelincikotu, gelingülü, genyeli, kelemine gibi bir çok isimle anılan hepimizin bildiği gelincik, hatta aşağıda gördüğünüz gibi tarlaları bile vardır.   Yazın kırlarda yetişen ve gelincikgillere örnek olarak alınan bir çeşit çiçekli bitkidir. Çoğu kırmızı renklidir. Yaz aylarında toplanıp, gölgede temiz bir kağıt üzerine serilerek kurutulur. İçeriğinde rheadine vardır. Kokusu hoş değildir. Tadı da acıdır.Kullanıldığı yerler:Nefes darlığı, astım, bronşit ve göğüs nezlesinde rahatlık sağlar. Boğmacayı keser. Kan tükürme ve kan kusmayı keser. Uykusuzluğu giderir. Yanıkları iyileştirir. Yılancık da faydalıdır, deniliyor.   Ota düşkün biz egeliler ve akdenizliler, gelincikotunun tazesinden salata yapıyoruz. resim aşağıda. Antalyamızda havaların iyi gitmesiyle gelincikotu bu günlerde çıkmaya başladı, dün arsamıza pikniğe gitmiştik, çevrede bol miktarda olduğunu gördük. Bir kiloya yakın topladık. Bu akşam salatasını yaptım. Gelincik otlarını temizleyip yıkadıktan sonra ince ince kıydım. Daha sonra üzerine iki domates doğradım. Biraz taze soğan yaprağı da ilave ettikten sonra, limon, tuz ve zeytinyağı ilave ettik. Eşimde bir miktar kırmızı biber koydu ve afiyetle yedik. Tavsiye ederim.    ... Devamı

geçmiş olsun

2006-12-01 10:54:00

    - eee anlat bakalım..   dediğini duyar gibiyim.   Şapkanı hafif yukarı kaldırıp, tabakanı cebinden çıkarışın, tütün sarışın gözlerimin önüne geldi. Sararken de  ‘’sen hala içmiyor musun’’ derdin.   Arada bir annem  ‘’dayın Mehmet bana bir paket sigara getirmedi’’  diyor derdi. Bende ‘’anne dayıma niye  kötülük edeyim’’ derdim. O’da ses etmezdi.   Soğuktun hep, ama ben o soğuk görünüşün altındaki sıcaklığı hissederdim. Ondandır dün akşamdan beri gözlerimden yaşlar aktı akacak.   Umarım bu mücadeleyi kazanırsın.   Haberini alıyorum   Dua ediyorum   Ama yanında değilim, olamıyorum, gelemiyorum.   Geçmiş olsun… ... Devamı

benim gördüklerim ( Akseki)

2006-11-29 18:38:00

  Akseki     Akseki Meslek Yüksek Okulu   Tarihi Akseki Merkez Camii   Manzara ... Devamı

bir hikaye

2006-11-22 12:53:00

            Terlediğini hissederek açtı yorganı başından. Sobada meşe odunları tutuşmuş, sanki bir motor çalışır gibi ses çıkararak yanıyordu. Sağa sola baktı, iki küçük kardeşi uyuyordu. Annesi ve babası yoktu evde. Sobanın üzerinde bir tencere vardı. Tarhanadır diye düşündü. Pencereden gelen aydınlık hiç dikkatini çekmiyordu. Beklide güneşin verdiği bir aydınlık olarak değerlendiriyordu. Tekrar başını yorganın altına soktu. Daha uyuyabilirdi çünkü. Ancak uyku tutmadığı gibi, pencereden gelen ışıkta kafasına takılmıştı. Mevsim kış ve hava soğuktu. Güneş olur muydu? Olmaz mıydı? Tereddüt etti. Acaba beklediği şey miydi? Çok bekliyordu, çok özlemişti. Yorganı kaldırıp bakmak istiyordu, ancak hayal kırıklığı da yaşamak istemiyordu. Ya yağmadıysa kar, ya bu ışık  karın ışığı değilse? Ya o saf, duru beyazlığı göremezse. Geçen yıl kar yağdığı günler gözünün önüne geldi. Ne kadar çok kar topu oynamışlardı, yediği kar topları ve attıklarını anımsadı. Gene oynarlar mıydı? Gene karla pekmezi karıştırır mıydı annesi? Eldivenleri nerdeydi?  Sorular, merak ve hayaller içinde bir süre bekledi yatakta. Sonra kalkayım bakayım dedi, ancak güzel hayalleri yıkılsın istemedi. Annesi yada babası gelip;   -   Ayhan kalk kar yağmış    desinler istedi. Uykuya daldı tekrar.           Ayhan’ın anne ve babası sabah ilk kalktıklarında, önce hayvanlarını kontrol ederler, sonra onların yem ve sularını verirlerdi. Tabi bir taraftan da tarhana ocağa koyulup pişirilirdi. Yine öyle olacaktı o gün. Baba ahıra gitmiş, anne tarhanayı pişirmiş sobanın üstüne koyup ahıra yönelmişti. Ahırdan ses gelmiyordu. Her sabahki yem ve su kavgası duyulmuyordu. Ahıra girdiğinde eşini çaresiz bir şekilde diz çökmüş  ve üzgün  beklerken  gördü.   - Ne oldu dedi.           Cevaba gerek yoktu. Mor koyun bir kuzu doğ... Devamı

benim gördüklerim (elmalı)

2006-11-18 17:44:00

  Dumanlar artık dağların başına inmiş durumda   Elmalı dağlarından bir görünüm   Antalya Korkuteli arasından bir manzara   Elmalı üzüm bağları   Yörük çadırı   Elmalı ... Devamı

Unutmak Yok

2006-11-13 20:31:00

    Bunca zamandır nerede olduğumu soracak olursan 'Oldu birşeyler' demeliyim oturmalıyım bir taşa kararan dünyada, kendini yemiş bitirmiş bir nehirde. Korumasını bilmiyorum yitirdiklerini kuşların Geride bıraktığım denizi ya da çığlığını kızkardeşimin. Nedir bu toprağın zenginliği? Gün neden günle kapanıyor? Neden karanlık gece çalkalanıyor ağzımda? Ve ölüm neden? Nereden geldiğimi sormayacak mısın? Anlatayım sana; Kırık şeyleri Acılı kapları Sık sık tozlanan koca sığırları ve tutulu kalbimi. Bunlar ne belleğimizde uyanan sarı güvercinler, ne de anılardır kuşaktan kuşağa akan. Ağlayan yüzlerdir bunlar, Parmaklardır gırtlağımızdaki, ve toprağa düşen yapraklardır. Yiten günün karanlığıdır. Yeşertir kaleleri hüzünlü kanımızdaki. İşte menekşeler ve işte kırlangıçlar, Sevdiğim her şey Tatlı mesajlar veren günbegün açıkta zaman tatlılığı artan. Kaçamayız biz; Dişlerimizin arasından: Neden kemiriyor boşa giden zaman sessizlik kabuğunu? Ne yanıt vereceğimi bilmiyorum. O kadar çok ki ölümüz Ve o kadar çok ki kızıl güneş önünde setler Ve o kadar çok ki çarpık kabuklu başlar Ve o kadar çok ki öpücüklerimizi engelleyenler Ve o kadar çok ki unutmak istediklerim. Pablo Neruda ... Devamı

benim gördüklerim (serik, manavgat)

2006-11-11 23:15:00

  Pehlivanlar diyarı SERİK   Manavgat   Manavgat Çayı   Artık yol kenarlarında haşlanmış mısır böyle satılıyor :) Ne kadar şanslıyız demi bu mevsimde haşlanmış mısır...   Mevsim narenciyenindir...   Gelecekte daha çok nar bahçesi göreceğiz, yıldızı parlamaya başladı   Serik manavgat arasından bir manzara ... Devamı

İNSAN İNCEMEMED

2006-11-09 16:13:00

İNSAN İNCEMEMED   DÜN ; BİR YOLCU GEÇTİ, BİR İNCEMEMED GEÇTİ BU SERİK'TEN, OLDUKCA İNCE...   DÜN, BİR BAŞKA YÖNÜNÜ TANIDIM, BİZE DE LÜTFEDİP GELMESİYLE...   KÜÇÜK YÜREĞİ, ÖYLE KOCAMAN SEVDALARA YELKEN AÇMIŞ Kİ, AMA SANMAYIN AŞK...   ŞAŞTIM KALDIM, ŞAŞTIM DA, ŞAŞAKALDIM, ŞAŞIRARAK...    AKLINA GÜVENEN, DOĞRUYU BİLEN, DOĞRUYU DA SÖYLEYEN BİR ZAT...   ÖZÜ DOĞAYA DOĞRU, SÖZÜ DOĞRUYA DOĞRU, PUSULASI ŞAŞMAZDAN...     O SERT,SOĞUK GÖRÜNÜŞÜN ARDINA, SAKLANMIŞ HOŞ DUYGULARDAN...   DEĞİLMİDİR ONU ÇOK SEVMEMİZ, ZATEN DOĞAL OLMASINDAN...   ZAMAN NE KADAR DA ACIMASIZ, NEDEN TANIMAKTA GEÇ KALIRIZ Kİ BAZAN...   KÜÇÜK DEV ADAM, ZEKASI BÜYÜK, KENDİ İNCE, YÜREĞİ İNCE, KIRILGAN...   DÜN ; BİR YOLCU GEÇTİ BURDAN, ARDINDA ZENGİN İZLER BIRAKARAK...   YİNE BEKLERİZ GÜZEL İNSAN, ŞEREF DUYARIZ BİZE UĞRAMANIZDAN...   TEŞEKKÜRLER, ÇOK TEŞEKKÜRLER, İYİ Kİ VARSINIZ , KÜÇÜK DEV ADAM...   Emine DOĞAR 08.11.2006 Serik   Emine hanım çok teşekkür ederim.... Devamı