bu gün benim doğum günüm

2007-07-01 10:39:00

  DURAK KIRK SEKİZ     Yine bir duraktayız ey ömrüm Adı hep bir temmuz Her yıl sayısı değişiyor Bu yıl durağımızın adı kırk sekiz   Daha kaç durak var önümüzde bilinmez ömrüm Her durakta neler gördük neler yaşadık   Hiç pastamız olmadı Mumları zaten ışık kesildiğinde hatırlıyorum Bazen hiç hatırlamadık bile bir durakta olduğumuzu Ama durakları hep geçtik ömrüm   En zoru da yirmincisiydi Ne üzülmüştüm ömrüm Sanki yüzüncü durakta sandım kendimi Niyeyse? Oysa neler vermezdik şimdi orda olmak için   Her durakta biz değiştik İnsanlar değişti Zaman değişti Dünya değişti Teknoloji değişti   Bu gün daha çok duraklar hatırlanır oldu Oldu da ey ömrüm Kalan durakların sayısı ne kaldı?   Hatırlayanlar, Başta sevgili ailem, Can dostlar, size de nice yıllar Sağlıklı uzun ömürler olsun   Durak kırk sekiz Sağlıklı ve mutlu olun hepiniz   01.07.2007-ANTALYA   Mehmet ÇETİN  ... Devamı

BABAM’A

2007-06-17 15:23:00

      Ben seni ilk kez N harfini ters yazdığımda hatırlıyorum Bana bu yanlış, doğrusu bu demeni. Ben seni niye daha önceden hatırlamıyorum baba Niye sadece hafta sonları gelirdin sen Babalar hep hafta sonu gelir sanırdım Ta ki senin kiremit fabrikasında çalıştığını öğrenene kadar Yatılı okuldan gelmiştim de Bir gün kalmıştım yanında Koca bir hangarda yataklar vardı Bir çok işçinin yatakları yan yanaydı Ertesi sabah sabahtan akşama çalışmanı seyretmiştim Sabahtan akşama dönen bir kayışa kürekle toprak atmanı Ve o gün akşam sana verilen haftalığı görmüştüm Bana verdiğin harçlığın ne kadar çok olduğunu da O zaman anlamıştım. Beni hayata hazırlarken söylediklerin hiç aklımdan çıkmadı baba Kimseyle kavga etmeyeceksin, Küfür etmeyeceksin, Yalan söylemeyeceksin, Haksız kazanç elde etmeyeceksin, Hakkını savunacaksın Ve.. Ve demiştin ki babana bile güvenmeyeceksin. Ben bunu o zamanlar pek anlayamamıştım baba, Bir tek bu öğüdünü hayatım boyu tutmadım, Bağışla baba. Nerden bilirdim ki Senin haklı olduğunu zamanla anladım Ama gene de ben bu öğüdünü tutmuyorum baba. Ben en çok sana güveniyorum. Adımız karşılıklı babaydı Sen bana ben sana baba derdim Çünkü benim adım dedemin adıydı Yatılı okul için rapor alırken baba diye seslenmiştin bana da Senin baban mı okula gidecek demişlerdi sana. Sende gülerek babamın adı O benim demiştin. O günlerin bizim için ayrılık olduğunu hiç bilememiştim baba O yatılı okul başka okulları, Başka okullar memuriyeti, Memuriyet gurbeti, Gurbet,hasreti yar etti bize baba. 16.10.2005-AntalyaMehmet ÇETİN   Babalar günün kutlu olsun babacığım.... Devamı

arsada son durum

2007-06-02 17:57:00

Epeydir arsaya gitmemiştim, bu gün uğradım ve yeni resimler getirdim.   ev bildiğiniz gibi duruyor:)   erikler bu halde, epey var:)   türlüye koycak kadar fasulyede olmuş:)     kendi çıkmış bu domates valla, hani bizde halezede denenden:)     kabak olursa kesin pazara çıkarırız:)   valla bi tane limonumuz var, kime yetcek?     marullar ve soğanlar   kışlık soğanlarımız   bizim arsada en iyi nohut oluyor   2 tane şeftalimiz var, bakalım büyücek mi?     bu üzümler yan taraftaki boş arsadan bize iltica etmiş:) napsak ki bunları?   5-10 kiloda zeytinimiz çıkar heralde  ... Devamı

yeni dünya

2007-05-13 21:32:00

  galiba ben bu işi yapabilicem, arsadan ilk ürünü almış bulunuyorum:) bakın hemde kocaman bir yeni dünya, bunu keyfi hiç bir şeyde yokkk:)       Devamı

muhabbete bir kişi lazım

2007-05-02 21:28:00

Devamı

öyle işte

2007-04-22 19:25:01

    ağır bir hüzün var yüreğimde, gözlerimde esmer bulutlar yağdı yağacak, yalnızım bu gün, ihmal edilmişim gibi küskünüm bu gün yaşama, yok aslında nazım niyazım, hele hiç hakkım yok kaprislere, ne yare ne yarene, ama hal böyle, yok ya yürekte riya, ne varsa döküldü dile Devamı

kapatma gözlerini

2007-04-10 13:48:00

        karasında boğulurken yaşamın   yeşilinde can buldım gözlerinin   ışığa koşan kelebekler gibi   pervane oldum aydınlığına   yeşile boyadım hayatımı   gecemi, gündüzümü   yarınımı, dünümü   korkmuyorum karanlıklardan   yedi başlı ejderhadan   yeterki kapatma gözlerini Devamı

bina ortaya çıktı

2007-04-02 13:07:00

      Epeydir ara verdiğim arsa hikayeme devam edeyim. Gerçi bu artık arsalıktan çıktı, inşaat oldu:) İnşaatımızın kabasını bitirdik hayırlısıyla, bir ara fırsat  ve de para bulduğumuzda sıvasına devam etmek üzere dinlenmeye bıraktık. Ama hafta sonları yine burada geçiyor, ağaçlarımıza bakmakla, piknik mangal yapmakla. Onlarıda bir başka gün yayınlayacağım inşallah. Devamı

çocuk

2007-03-20 10:45:00

    Bir sabah  bir kitap aldım çocuk Okudum, okudum Tadı damağımda kaldı Sabahın kekreliği gibi Kahvenin acılığı gibi Yıllarca kalacak bir tat Oku oku, okuyasın gelir       Bir sabah bir göz gördüm çocuk Biraz uykulu Ürkek bakmakta çevreye Ama içinde dünya dönmekte Umutlar çağlamakta Bak bak bakasın gelir     Bir sabah bir el tuttum çocuk Rengi sarı Yüzü sarı Saçlar dağınık Ama sıcacık Güneş gibi, yıllarca ısıtacak Yan yan, yanasın gelir ... Devamı

Bu Sabah O Sabah Olsun

2007-03-13 11:12:00

    Adımın söylenmesiyle yataktan kalkışım bir olurdu. Hayat’a fırlayıp kovadan aldığım bir maşrapa suyla yüzümü yıkardım, doğru sofraya. Dumanı üstünde tarhana çorbasını  içerken, her zamanki canı tezliğiyle babam seslendi; - Hadi oğlum geç kaldık, giy üstüne sana getirdiklerimi acele dedi. - Hangileri baba? dedim   Bana bir gömlek ve pantolon gösterdi. Güzel şeylerdi, daha önce hiç giymemiştim. Hemen denedim, eh fena değildi, biraz boldu sadece. - Baba ne olacak şimdi? dedim - Salihli’ye gideceğiz, fotoğraf çekilmeye yatılı okul imtihanı için dedi. Çok sevindim ama belli etmedim. Ben hiç şehir görmemiştim. Salihli’yi hiç görmemiştim. Pazar ekmeği, tahin helva, portakal getirilen bu yer nasıl bir yerdi, hep merak ederdim. Aceleyle gittik köyümüzün tek ulaşım aracı olan dolmuşa. Hava ya çok soğuktu, yada ben heyecandan titriyordum. Çok kişi yoktu dolmuşta. Koltukları saydım şoför dahil 14 kişi oturabilirdi. Daha önce hiç binmemiştim. Ama çalışmasını duymuştum, gürültülüydü. - Tamam mı herkes? Dedi şoför Yaşar Dayı - Yörü başka gelen olmaz dedi amcalardan birisi.   Dolmuş çalıştı ve yürümeye başladı, çok güzeldi. Hiç sallanmıyordu, koltuklar güzeldi. On beş dakika sonra  bir köy göründü yol kenarında. - Baba bura neresi dedim. - Akviran  dedi.   Bizim komşu köydü, adını duyardım ama görmemiştim. Bizim köyün çocukları ile arada maç yaparlardı. Beş dakika sonra çok daha güzel bir yere geldik. Burada direkler vardı, teller vardı direklerde, evler güzel boyalıydı, yollar düzgündü. Babama soramadım kızar diye. Ama o anladı. - Burası Durasallı dedi.  Duymuştum adını, ova köylerden biriydi. Durasallı’dan çıktık, biraz sonra büyük bir yola girdik. Ne kadar çok araba  vardı. Hiç görmediğim araçlar. Babam anlatıyordu bana. - Oğlum bu yol İzmir Ankara şosesi. Bu kamyon, bu taksi, bu otobüs.... Ben inanılmaz bir rüyadaydım sanki, ilk kez gördüğüm bu nesneleri hafızama kazıyordum bir ... Devamı

Kadınlarımız

2007-03-08 10:38:00

    KadınlarımızAyın altında kağnılar gidiyordu.Kağnılar gidiyordu Akşehir üstünden Afyon'a doğru.Toprak öyle bitip tükenmez,dağlar öyle uzakta,sanki gidenler hiçbir zamanhiçbir menzile erişmeyecekti.Kağnılar yürüyordu yekpare meşeden tekerlekleriyle.Ve onlarayın altında dönen ilk tekerlekti.Ayın altında öksüzlerbaşka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibiufacık, kısacıktılar,ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarındave ayakları altından akantoprak,toprakve topraktı.Gece aydınlık ve sıcakve kağnılar tahta yataklarındakoyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.Ve kadınlarbirbirlerinden gizleyerekbakıyorlardı ayın altındageçmiş kafilelerden kalan öksüz ve tekerlek ölülerine.Ve kadınlar,bizim kadınlarımız:korkunç ve mübarek elleriince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyleanamız, avradımız, yârimizve sanki hiç yaşamamış gibi ölenve soframızdaki yeriöküzümüzden sonra gelenve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımızve ekinde, tütünde, odunda ve pazardakive karasabana koşulanve ağıllardaışıltısında yer saplı bıçaklarınoynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olankadınlar,bizim kadınlarımızşimdi ayın altındakağnıların ve hartuçların peşindeharman yerine kehribar başaklı sap çeker gibiaynı yürek ferahlığı,aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.Ve onbeşlik şarapnelin çeliğindeince boyunlu çocuklar uyuyordu.Ve ayın altında kağnılaryürüyordu Akşehir üstünden Afyon'a doğru.Nâzım Hikmet... Devamı

siyahım ben

2007-02-21 14:16:00

         Her sabah alın çatımdan aşağıya yüreğime doğru süzülen bir sızı gibi çıkıyorsun karşıma. Bütün  perdeleri kapat, kapat, gene sen karşımdasın. Ne istiyorsun benden, bana bir faydan yok ki, sevmiyorum ben senin aydınlığını. Ben karanlık istiyorum. Ben olabildiğince karanlık izbe bir köşede kendimle kalmak istiyorum. Görmek istemiyorum hiçbir rengi, sadece siyah. Sadece siyah ve sessizlik.  Derin bir uyku ve bir daha uyanmamak. Bu kadar, çok şey mi istiyorum? Git başımdan, git artık.          Sorgulama beni. Ben paylaşmak istemiyorum ki. Senin sorduğun renkleri bilmiyorum ben, ya da unutmuşum. Siyah benim dünyam. Kapattım bütün renklerin üstünü, görmek istemiyorum alttaki çirkinlikleri. Görmek istemiyorum denizin mavisinde petrolün grisini, ormanın yeşilinde alevin kırmızısını, gökyüzünün mavisinde dumanın koyusunu.        Alt köşeye bir adam çiziyorum kağıtta. Önüne siyah bir yol. Dağları, ovaları aşırmak istiyorum, olmuyor. Her adımda bir trafik canavarı karşılıyor beni. Yolların kenarına ağaçlar dikiyorum boy, boy. Biraz gidiyorum ağaçlar yok. Her yer kurumuş kuraklıktan. Bir nehir çiziyorum mavilerin en mavisinden. Kalemim bitiyor kağıdın ortasına doğru. Nehir kahverengi, nehir siyah.     Orda bir köy çiziyorum uzakta, vadinin ortasına. Ağaçlarla yeşillendiriyorum. Köy kayboluyor az sonra, yürüyor köy şehrin kenarına doğru. Durmuyor, ben çiziyorum, o gidiyor. Köy diyemiyorum artık, şehrin kenar mahallesi, yada varoş.  Bir Pazar kuruyorum varoşun ortasına. Satıcılar bağırıyor. Köy tereyağı geldiiii, köy ekmeği geldiiii.        Bir okul çiziyorum, şöyle birkaç katlı, geniş ferah sınıfları olan. En fazla yirmi öğrenci oturacak. Çiçeklerle donatıyorum sınıfı, süslüyorum tüm camları. Bahçesinde çocuklar çete kuruyorlar. Öğretmenlerine silah çekiyorlar. Bahçe kapısında uyuşturucu tacirleri geziyor. Engelleyemiyorum. ... Devamı

hoşluklar getirdin

2007-02-18 20:25:00

  Yıllar sonra geldiğin evimize hoşgeldin, hoşluklar getirdin. Üç gün boyunca bizi mutlu ettin, yüzümüz gülümsettin hep. Bizde elimizden geldiğince seni mutlu etmeye çalıştık. Umarım mutlu ayrılmışsındır. Her geçen gün sağlığının düzelmesi bizim en büyük arzumuz, inşallah bu böyle olacak. Buna bizim dualarımız ve seninde yaşama sevincin katkı sağlayacak. Abiye verdilen sözler tutulacak. Sigara içilmeyecek, biraz bencil olunucak, marko paşalık yapılmayacak, sen biliyosun e saydırma bana:) İki güzel yavrun, sevgili eşin ve biz seni sevenler için yap lütfen onları.  SENİ SEVİYORUZ Devamı

yağmur

2007-02-02 14:30:00

              Zaman su gibi akıp gidiyor. Takvimler 2 şubatı gösterirken, onca zamandır beklenilen kış yağmurları bu gün geldi Antalya’ya. Kış dedik ama, şubat cemre ayıdır. Baharın habercisidir. Birkaç güne cemre düşecek. Bu gün öğleyin, bu güzel yağmurun tadını çıkarmak için sokağa çıktım. Giydim botumu, üstüme bir kaban aldım, birde şemsiye. Birkaç kilometre yürüdüm. Döndüğümde paçalarımda az bir ıslak vardı. Oysa Antalya yağmuru böyle miy di?  Yağmur yağdığında karşı bina gözükmez, sokaktan karşı kaldırıma geçilmezdi. Hatta  o şiddetli yağmurlar kadıları bile kaçırmış ta, kadı kaçıran yağmurları diye isim bile verilmiş.              İklim değişiklikleri canımızı acıtıyor. Toplumun her kesimini, başta çiftçilerimiz olmak üzere derinden etkiliyor. Her gün lafı geçen küresel ısınma denilen bu olay Dünyamızın sonu olacak. Daha uzun , daha güzel bir yaşam, daha güzel bir dünya için dikkatli olmamız gerekiyor. Umarım elbirliğiyle başarırız. ... Devamı

devam hayata

2007-01-20 21:05:00

Acılarla yaşanmıyor, yaşam bir şekilde devam ediyor. Ve o devam eden yaşamı resmetmeye devam edelim di mi dostlar.  Bir arsa hikayemiz vardı  ordan düşelim yola bakalım.     Gördüğünüz gibi temel atıldı, çalışmalar devam ediyor. Hani demiştik ya, birde temele kurban diye. Allah kabul etsin  oda aşağıda:) Kısmeti olan yedi valla, ama en çok işçiler   Devamı