sözüm yabana

2006-11-07 09:24:00

    Doktor köylü çocuğu muayene etmiş ve pek bir şey bulamamıştı. Sadece sol dizinde bir morluk vardı. Bir yere çarpmış olmalıydı. Çocuk 8-9 yaşlarında canı tatlı biriydi. Dokundun mu yaygarayı basıyordu.    Ailenin tek ve sevgili çocuğu diye düşündü doktor. Kimi kimsesi var mı diye sordu.   Hemşire; - Annesi var dışarıda dedi.   Doktor; - Bir seslen içeriye kadar gelsin dedi.   Hemşire kadına seslendi ve kadın içeriye geldi. Annesini gören çocuk hemen koşup annesine sarıldı. - Çok acıyor anne dedi.   Anne; - Geçecek yavrum dedi.   Otuzlu yaşlar bir kadındı anne, evladını bağrına basmış, çekingen gözlerle doktora bakarak; -Buyur doktor bey dedi.   Doktor; - Çocuğunuzun bir şeyi yok, sol dizinde biraz morluk var, reçete yazdım, kısa zamanda iyileşir dedi.   Anne; - Sağ ol doktor bey dedi.   Ancak doktor merak etmişti bu çocuğa ne olmuştu, kadına soracaktı.   - Ne oldu çocuğunuza dedi.   Anne; - Sözüm yabana bizim damdaki eşek tepmiş dedi.   Doktor; - Peki geçmiş olsun diyerek uğurladı.   Uğurladı da kadının söylediği ‘’sözüm yabana’’ sözü aklına takıldı.  Hani çoğumuzun konuşurken ‘’sözüm meclisten dışarı’’ dediği durumların yerine kullanılmış bir sözdü ‘’sözüm yabana’’.   Son zamanlarda dilimizin yozlaştığı, nezaketimizin kalmadığı, özellikle gençlerimizin fazlaca argo kelime kullanmaları karşısında, bu köylü hanımın nezaketi doktorun aklından çıkmadı. Ne zaman kaba bir konuşmayla karşılaşsa hep bu olayı anlattı.            ... Devamı