GÜN KARASINDA

2006-07-14 12:56:00


Hala güneş salınır o serin esen tepeden Gölmarmaranın göğsüne, ancak vakit çok geçtir, artık o tepede, ne o küçük çocuk var, ne kuzular, ne kuşlar. Hala özlenilen yaşar kuytu bir köşede, ellerin nasır içinde, hala bir yürek yanar Beydağlarının eteklerinde.


Güneş yine salındı
Dağlarla kavuşmak üzere.
Annesine mi gider güneş?
Annemim dediği gibi.
Yoksa başka yerleri aydınlatmaya mı?

Acele etmeliyiz mor kuzu, sarı kuzu
Artık doymuş olmalısınız
Karanlık geliyor, korkularım geliyor

Çöküyor karanlık
Çöküyor da, her çalı bir eşkıya,
Bir yaban oluyor
Her kımıldayan yaprak
Binlerce yılan oluyor
Çekiyorum yorganı kafama
Bütün herkes toplanıyor başıma
Kovarcasına açıyorum yorganı
Ağaç başlarında bir yargıç oluyor baykuş
Okuyor hüküm özetini
Sabaha yaşamıyorum

Dört yanımı çevirmiş çalı kılığında adamlar
Hepsi kaçak, hepsi eşkıya
Üzerime yürüyorlar uygun adım
Havadan saldırıya geçiyor
Hücum borularıyla demir pençeliler
Bir sürüngen ordusu sağ cenahtan
Akrepler ve yılanlar adi adım

Zırhımı kuşanmış bütün gece savunmadayım
Sütrem, kah göz kapaklarım,
Kah yorganım.

Nice zaman sonra
Uzaklardan güneşin ilk nefesi geliyor
Tanyeri ben geldim diyor
Bütün eşkiyalar kayboluyor
Benim güzel ormanım yeniden yemyeşil gözlerimin önünde

Artık bir sütre gerisinde değilim
Yorganım yok
Göz kapaklarım yeni güne yollandı
Haydi minik kuzular
Kahvaltı ve oyun zamanı

Bana izin lütfen
Bir karınca yuvası başında olacağım
Doyasıya izleyeceğim onların ekip çalışmasını
Üretmesini, dostluğunu
Birliğini, beraberliğini.

Ve Özlediğim;
İneceğim gözlerine
Yol olacağım toprağın derinliklerine
Bir eylül sabahı
Yine ellerin ellerimde
Sevdanın mahzenlerinde yol alıp
Sıramızda olacak mıyız?

 

12.07.2006-ANTALYA
Mehmet ÇETİN

0
0
0
Yorum Yaz